Yerinden Edilmiş Kişiler

Yerinden edilmiş kişiler; silahlı çatışma, şiddet, insan hakları ihlalleri, doğal afetler, iklim değişikliği veya büyük ölçekli kalkınma projeleri gibi nedenlerle, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan bireyler ve topluluklardır. Bu kişiler iki ana gruba ayrılır: Mülteciler, yani uluslararası bir sınırı aşarak başka bir ülkeye sığınanlar ve ülke içinde yerinden edilmiş kişiler, yani kendi ülkelerinin sınırları içinde kalmakla birlikte evlerinden, köylerinden ya da şehirlerinden koparılanlardır. Bu ayrım hukuki statü açısından önemlidir; zira mülteciler uluslararası mülteci hukukunun koruması altındayken, ülke içinde yerinden edilmiş kişiler öncelikle kendi devletlerinin sorumluluğu altındadır.

 

 

Birleşmiş Milletler, yerinden edilmiş kişileri öncelikli bir küresel mesele olarak ele almaktadır; çünkü zorla yerinden edilme, yalnızca insani bir kriz değil, aynı zamanda kalkınma, güvenlik, insan hakları ve barış alanlarını kesen çok boyutlu bir sorundur. Yerinden edilme, bireylerin barınma, sağlık, eğitim, çalışma ve sosyal güvenlik gibi temel haklara erişimini ciddi biçimde kısıtlar. Uzun süreli yerinden edilme durumlarında yoksulluk kalıcı hâle gelir, toplumsal eşitsizlikler derinleşir ve kuşaklar arası dezavantajlar ortaya çıkar. Bu nedenle yerinden edilmiş kişiler, küresel ölçekte “en kırılgan gruplar” arasında kabul edilmektedir.

 

 

Yerinden edilmiş kişilerin Birleşmiş Milletler gündemindeki merkezi konumu, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde açıkça görülmektedir. BM’nin “kimseyi geride bırakmama” ilkesi,

yerinden edilmiş kişilerin yoksullukla mücadele, eğitime erişim, sağlık hizmetleri, toplumsal cinsiyet eşitliği, insana yakışır iş ve barışçıl toplumlar gibi hedeflerin merkezinde yer almasını gerektirir. BM’ye göre, mülteciler ve ülke içinde yerinden edilmiş kişiler kapsanmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle yerinden edilmiş kişilerin korunması, yalnızca insani yardımın değil, küresel adalet, kalkınma ve barışın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmaktadır.

Üniversiteler, yerinden edilmiş kişilere yönelik destek konusunda bilgi üretimi, uygulama ve toplumsal etkiyi birleştiren özgün bir role sahiptir. Bu kapsamda üniversitemiz yerinden edilmiş bireyler için hazırlık, dil, psikososyal destek ve yaşam becerileri ile temel haklar odaklı yaygın eğitimler düzenlemektedir.


Güncellenme Tarihi:30 Aralık 2025

Öğrenme ve Öğretme Koordinatörlüğü | 2025